İMAR PLANI ÇİZİM TEKNİĞİ
İMAR PLANI ÇİZİM TEKNİĞİ ÇOK ÖNEMLİ
İmar planları, İmar Kanununda ikiye ayrılmış ve şu şekilde tanımlanmıştır.
1-Nazım İmar Planı: varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak hâlihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır.
2-Uygulama İmar Planı; tasdikli hâlihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır.
Dolayısıyla her ölçek kendi çizim tekniğinde, kendi yetki ve sorumluluğun da anlatıma sahiptir. Her ikisinin lejant gösterimleri farklıdır. Ancak son zamanlarda görüyoruz ki
1-Nazım İmar Planı: varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak hâlihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır.
2-Uygulama İmar Planı; tasdikli hâlihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır.
Dolayısıyla her ölçek kendi çizim tekniğinde, kendi yetki ve sorumluluğun da anlatıma sahiptir. Her ikisinin lejant gösterimleri farklıdır. Ancak son zamanlarda görüyoruz ki
“ bir üst ölçekli plana uygun olma” kavramı yanlış anlaşılıyor ve planlamada gereksiz bir kafa karışıklığı yaşanıyor. Bunun sorumluluğu bilirkişilerin, yakın meslek gruplarının, belediye meclis üyelerinin olduğu kadar biz şehir plancılarının da omuzlarındadır. Bu yanlış bakış açısı giderek daha tehlikeli hale gelmekte olup Nazım İmar planlarında, sanki 1/1000 lik planlarmış gibi uygulama detayları işletilmekte ve 1/1000 uygulama imar planları da neredeyse vaziyet planlarına dönüşmektedir. Sonuçta planlar bilgisayarda veya fotokopi cihazında büyütme, küçültme işlemine döndürülmektedir.
Bu nedenle belki de 1 / 100.000 ölçekli (nasıl yapılacağı tariflenmemiş) plandan başlanarak her ölçeğin yeniden tariflenmesi ve lejant gösterimlerinin yenilenmesi gerekmektedir.
Ayrıca plan onama yetkilerinin çok fazla sayıda kuruma dağıtılmış olması da, bu yetkiler arasında kopukluk ve karmaşa yaşatmaktadır. Bu konuda da muhakkak bir çalışma yapılması gerekmektedir.
Elbette şehirciliğin sorunları bu kadar değildir ve bunlar belki de en önemli sorunlar değildir. Fakat içinde bulunduğumuz dünyanın her alanda küreselleşme çabası, ekonomiyi ve politikayı dünyaca güçlü sermaye gruplarının oluşturması, aşırı artan dünya nüfusuyla ortaya çıkan kent ve çevre sorunları, daha çok tüketimin körüklenmesi v.b. gibi, önemli konuların yanında hemen yanı başımızda olan daha küçük ölçekli sorunları da çözmeden, uzakta duramayız.
Bu konuda değerli Meslek Odamızın bir şeyler yapacağı umuduyla saygılarımı sunuyorum
Sefa ERDAL
Şehir Plancısı
Bu nedenle belki de 1 / 100.000 ölçekli (nasıl yapılacağı tariflenmemiş) plandan başlanarak her ölçeğin yeniden tariflenmesi ve lejant gösterimlerinin yenilenmesi gerekmektedir.
Ayrıca plan onama yetkilerinin çok fazla sayıda kuruma dağıtılmış olması da, bu yetkiler arasında kopukluk ve karmaşa yaşatmaktadır. Bu konuda da muhakkak bir çalışma yapılması gerekmektedir.
Elbette şehirciliğin sorunları bu kadar değildir ve bunlar belki de en önemli sorunlar değildir. Fakat içinde bulunduğumuz dünyanın her alanda küreselleşme çabası, ekonomiyi ve politikayı dünyaca güçlü sermaye gruplarının oluşturması, aşırı artan dünya nüfusuyla ortaya çıkan kent ve çevre sorunları, daha çok tüketimin körüklenmesi v.b. gibi, önemli konuların yanında hemen yanı başımızda olan daha küçük ölçekli sorunları da çözmeden, uzakta duramayız.
Bu konuda değerli Meslek Odamızın bir şeyler yapacağı umuduyla saygılarımı sunuyorum
Sefa ERDAL
Şehir Plancısı
RSS